Tüm cerrahi girişimler hastalar için psikolojik ve fiziksel bir travmadır. İlgili bilim insanları cerrahinin hastada oluşturduğu bu travmanın şiddetini asgari düzeye indirmek için uzun zamandır etkin bir çözüm arayışı içindedirler. Bu sayede cerrahi teknik ve teknolojide elde edilen gelişmelerle birlikte, “minimal invaziv cerrahi” kavramı doğmuştur. Klasik cerrahi girişimlerle kıyaslandığında, minimal invaziv cerrahi girişimlerde dokulara çok daha az zarar veren teknikler ve enstrümanlar kullanılır. Ancak halen daha kat edilecek çok yol olduğu aşikardır.

Günümüzde artık cerrahinin hemen tüm branşlarında minimal invaziv cerrahi kavramı yerleşmiştir. Karın bölgesinde uygulanan minimal invaziv cerrahi işlemlere “laparoskopik cerrahi” adı verilir. Laparoskopik cerrahinin hem tıbbi dilde hem de halk dilinde kullanılan birçok farklı ismi mevcuttur: endoskopik cerrahi, kapalı ameliyat, kansız ameliyat, deliklerden yapılan ameliyat, vs. Teorik olarak hemen tüm karın ameliyatları laparoskopik olarak da yapılabilir ancak pratik uygulamada bu çok geçerli değildir.

Açık cerrahi ile kıyaslandığında, laparoskopik cerrahinin tanımlanmış bazı avantajlara sahip olduğu görülür; bunların arasında en önemlileri ameliyat sonrasında ağrının daha az olması, fizyolojik işlevlerin daha hızlı normale dönmesi ve bunun bir sonucu olarak daha hızlı iyileşme, daha iyi kozmetik sonuçlar ve uzun vadede kesi bölgelerinde fıtık gelişme riskinin daha az olmasıdır.

Laparoskopik cerrahi hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için lütfen “Tedaviler” başlığı altındaki ilgili bölümü okuyunuz.