Aralık 1975’te Kocaeli’de doğdum. İlkokulu 50. Yıl İlköğretim Okulu’nda okudum. Ortaokul ve lise eğitimimi ise 1986-1993 yılları arasında Kocaeli Anadolu Lisesi’nde tamamladım. Takiben, 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Bölümü’nü kazandım ve 2000 yılında mezun olarak pratisyen hekim ünvanını kazandım. Yine 2000 yılında, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda uzmanlık yapmaya hak kazanarak mesleki hayatıma başlangıç yaptım. Genel Cerrahi Uzmanı vasfını kazandığım 2006 yılında devlet hizmet yükümlülüğü gereği Sinop Gerze Devlet Hastanesi’ne tayin edildim. Yaklaşık üç yıl hizmet verdiğim Gerze’de çok güzel günler geçirdim ve birçok güzel insanla tanışma şansına sahip oldum. Takiben yine İstanbul’a döndüm ve o günden bu yana da bu güzel şehirden kopamadım.

Uzmanlık eğitimiminin bitmesine az bir süre kala, henüz devlet hizmet yükümlülüğü görevim için İstanbul’dan ayrılmadan önce, hayatımdaki ilk mucize ile karşılaştım: Gökçenur Karakelleoğlu. Devlet hizmet yükümlülüğümü tamamladıktan sonra, İstanbul’a döndüm ve Mayıs 2009’da Gökçenur Karakelleoğlu ile evlendim. Hayatımdaki ikinci mucize ise 24 Mart 2010 tarihinde meydana geldi: İnci Gönenç. Biricik kızım İnci hem benim hem de eşimin hayatına farklı bir anlam ve boyut kazandırdı. Gerçekten de, hayattaki en büyük tutkum ailem haline geldi benim için. Yeri gelmişken hayattaki diğer iki tutkumu da paylaşmak isterim sizinle: cerrahi ve müzik.

Lise yıllarında ileride gerçekten hangi mesleği yapmak istediğimden emin değildim. Açıkçası, tıp fakültesini üniversite tercihlerimin arasına eklememin nedeni ailemin hekim olmamı çok arzu etmesiydi. O kadar kısmetliyim ki, onca tercihin arasından bu gün benim için sadece bir meslek değil aynı zamanda vazgeçilmez bir tutku olan cerrahiye giden yolu açan tıp fakültesini kazandım. Tıpta Uzmanlık Sınavı için tercihlerimi yazarken ise lisedeki kadar karasız değildim; ne istediğimi çok iyi biliyordum: cerrahi. Daha tıp fakültesi 4. sınıfta iken cerrahi bir branşta uzman olmak istediğimi belirlemiştim ve sadece hangi cerrahi branşı seçeceğime karar vermek kalmıştı. Genel Cerrahi branşını seçmemdeki ana neden ise başta, ne yazık ki çok genç bir yaşta talihsiz bir şekilde kaybettiğimiz, biricik ağabeyim ve dostum olan Halil Uslu olmak üzere, çok değerli bazı büyüklerimi örnek almamdı. Geriye dönüp baktığımda, yine bu seçimin de ne kadar isabetli olduğunu görebiliyorum.

Üniversite yıllarımın başlangıcında, lise yıllarımdan itibaren hayatımın vazgeçilmez bir parçası olan müzikle daha yakından ilgilenme imkanı buldum. Halen çok yakın dostlarım olan sınıf arkadaşlarımızla kurduğumuz müzik grubunda davul çalmak ile başladı müzik maceram. Boş zamanlarımızı ve hatta bazen dolu olması gereken zamanlarımızı dahi fakültenin müzik kulübüne ait stüdyosunda müzik yaparak geçirirdik. Fakültenin muhtelif yerlerinde oldukça amatör boyutta konserler verdik. Müzik sadece fakülte yıllarında değil aynı zamanda ileriki hayatımda da hayatın tekdüzeliğinden kaçıp sığınılacak bir liman oldu hep benim için. Ne mutlu ki, halen aynı arkadaşlarımla amatör bir şekilde müzik yapmaya devam ediyoruz.